Biliyorum komik bir durum ama Fifa 2010'u henüz yeni oynama fırsatı buldum :) Ama şöyle bir söz vardır ya adamlar gerçekten yapmış diye...Gerçekten adamlar yapmış.İncelemem yazının devamında...
Yanılmıyorsam 2001 senesiydi. Tabi doğal olarak EA Sports Fifa serisinin 2001 versiyonunu piyasaya sürmüş. Bizde arkaşlarla bir internet cafede Fifa oynayan çocuğu izliyoruz. Arkadaşlardan birisi bana dönerek " Ahmet olum Zidane'a bak aynısını yapmış herifler. Offf varya 2001'de böyleyse 2005'te birebir kopyasıyla oynarız" dedi. Çok benzettiği Zidane'ıda kafasının üst tarafını kel bırakmışlar, al sana Zidane. Eee 2005 yılı oldu, grafikler gelişse bile birebir olmadı. Şimdi aklımızda 2020'li yıllar var. Acaba nasıl olur diye. Gerçi kestirebilmek güç, çünkü yirmi yıl öncesine bakıyorumda, atarilerimizdeki Fifa Soccer'lar geliyor aklıma. O zamanlar herkesin beğenerek oynadığı futbol oyunu, şimdi ise bizler bu Fifa'yı beğenmiyoruz. Sebebi ne peki bunun? Aslında sebebi belli. Pro Evulation Soccer serisi. 2003'ten bu yana Fifa serisinin koltuğunu en azından PC konsollarında fethetmeyi başardı diyebiliriz. Fakat bana kalırsa iki türünde birbirine üstünlük sağladığı yönler var. Bir çok kişi Fifa'nın ne artısı var diyebilir. Onlara sadece şunu diyebilirim. Lisanslar...
Top Yeniden Santrada
EA Sports, Fifa serisinde nedense sistem üzerine pek gitmiyor. Yani mesela PS3 ve XBox360 için yaptığı Fifa 2009'a bir bakın, birde PC'dekine. Birkere PS3'te Fifa'yı oynasanız bilgisayardakinin daha yüzüne bakmazsınız. EA bu konuda satış rantını önde tutuyor. Konsollar için yaptığı oyunu bilgisayar için portlasa heralde bir çok PC sahibi oyunu almazdı. Sistemi yetmezdi çünkü. Fakat EA'nin PC için geliştirdiği Fifa serisinin oyununu orta halli bilgisayarlar bile rahatlıkla çalıştırabiliyor. Ama bu konuda EA'li yetkililere kızamam. Zaten bilgisayar satışlarında önlerinde korsan oyun gibi büyük bir sorun varken, birda yüksek sistem gereksinimleri işin içine girerse heralde Fifa satışları dibe vurur.Neyse biz iyisimi gelelim bu seneki Fifa incelememize. Oyunumuzu klasik bir biçimde kurup oyuna giriyoruz. Fazla bir heyecana gerek yok aslında. Klasik Fifa menüsü. Hızlı maç, kariyer modu, menejerlik modu, karşılıklı maç vs. Kısacası aynı şeyler. Zaten bir futbol oyununda yeni ne olabilirdiki? Sizlere anlatacağım şeylerde kısmen diğer Fifa oyunlarında olan şeyler olacak. Herhalde bu yazıyı okumaya karar veripte hiç Fifa oynamamış bir arkadaş yoktur diye tahmin ediyorum. Şimdi menülerden bir giriş yapalım. Şöyle kısaca bir bahsedelim. Oyunda hızlı maç yapabileceğimiz "Quick Macth" seçeneği mevcut. Yani gir oyuna, seç takımını, yap maçını. Hızlı ve kolay. Özellikle üzerinde duracağım mod ise kariyerimizi oynayabildiğimiz menajerlik modu. Bu modda seçtiğiniz bir takımın başına geçiyorsunuz ve o takımla kariyerinize başlıyorsunuz. Bu mod geçtiğimiz yıllardaki Fifa serilerine nazaran daha iyi tasarlanmış. Oynayan arkadaşlarda bilirler, mesela eski serilerde oyuncuları puanla alıyoruduk ve istediğimiz oyuncuda sorgusuz sualsiz bize geliyordu. Yani Beşiktaş'ı seçseniz bile C.Ronaldo'yu takıma kazandırabiliyordunuz. Tabi paranız veya puanınız buna yeterse. Fifa 2010'da ise bu durum üzerinde biraz daha durulmuş ve bir nebzede olsa ilerleme kaydedilmiş. En azından artık oyuncular bizleri reddedebiliyor. Yani kardeşim ne işim var benim bilmemne sporda diyerek restini çekebiliyor. Bunun dışında menajerlik modunda yine hazırlık maçlarımız mevcut. Yani takımımıza hazırlık maçları yaptırarak kadroyu deneme şansımız oluyor. Diğer bir ufak yenilik ise maçlara çıkmadan önce bilet fiyatlarını belirleyebilmemiz. Biletlerin fiyatını kafamıza göre belirleyebiliyoruz. Mesela bir Galatasaray- Fenerbahçe maçı olduğunda biletleri %100 zamlı bir biçimde satabiliyoruz. Menajerlik modunda benim en çok hoşuma giden özellik ise, başka ülkelerde genç oyuncular için gözlem ağı oluşturabilmemiz. Oyuna kazandırılan bu özellik sayesinde genç oyuncular keşfedebiliyoruz. Fifa 2009'da böyle bir şey yoktu. Bu yüzdende belli başlı oyuncularla oynamak zorunda kalıyorduk. Bu da bir zamanda sonra bizleri sıkabiliyordu. Fifa 2010'da ise keşfettiğimiz yeni oyuncularla oynamak bizlere çok daha fazla haz verecektir. En azından oyunun oynanış süreside artacaktır.
Turkcell Süper Lig! Artık Başlasın!
Fifa'nın Pes'i açık ara geride bıraktığı en önemli kulvar bence lisanslardır. EA Sports bu senede Fifa'ya yeni ligler katmayı başarmış. Rusya Ligi'de artık Fifa'nın lisanslı liglerinden biri. Yani Fatih Tekke, Gökdeniz Karadeniz, Hasan Kabze gibi gurbetçilerimizin takımlarıylada artık mücadele edebileceğiz. Fifa tarihinde beni en çok sevindiren olay TSL'nin de resmi olarak seriye kazandırılmasıydı. Gerçi hernekadar Galatasaray ve Fenerbahçe serinin oyunlarında "Rest of World" adı altında bulunsada, Türkiye Süper Ligi takımlarıyla oynamak apayrı bir keyif. Heralde beni bu olaydan daha çok etkileyecek olan şey Fifa'nın %100 Türkçe olarak çıkması olurdu. Ama buda şu an için zor değil. Baktığımızda Türkçe oyunlar bir bir gelmeye başladı. Bu yönde ilk adımı Eidos attı ve CM2010'u tamamen Türkçe olarak piyasaya sürdü. Ben Türkçe oyunların devamının geleceğinede inanıyorum.
Ve... Son Düdük
Kısaca toparlamak gerekirse Fifa 2010 geçen seneye göre üzerine birşeyler katarak gelmiş. Şöyle bir oyun geneline baktığınızda bir çok hatanın giderildiğini, hatta oyuna bir çok yeniliğin geldiğinide farkedeceksiniz. Gerek menajerlik moduyla gerekse oynanış olarak Fifa 2010 iyi bir futbol oyunu olmuş diyebilirim. Hee Fifa'mı Pes'mi derseniz, buna Pes çıktığında tarafsız bir şekilde yorumlarla cevap verelim derim.
Oyunun grafiklerinden bahsecek olursak, dediğim gibi EA orta halli bilgisayarlar için sistemleri fazla kasmıyor. Fakat yinede gerek oyuncu detayları, gerekse statlar bir hayli güzel olmuş. Bunun yanında seslerde her zamanki klasik Fifa sesleri. Statta tezahüratlar, ana menüde hareketli bir parça. Oyun geneli dersek, kısacası klasik olarak, yenilikleriyle beraber 2010'un Fifa'sı. Eğer ben futbol oyunlarını severim derseniz, menajerlik modu için bile yada onuda boş verin, lisanslı bir Turkcell Süper Lig için bile Fifa 2010'u oynamaya değer. Unutmayın... Herkes oyun oynar!


0 yorum:
Yorum Gönder